Evde Tek Başına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evde Tek Başına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2012

Yuva olma çabaları

Yavaş yavaş geri dönmeye başladım buralara, tehlikenin farkında mısınız? :)

Enee dün bir baktım ki aylar olmuş evde tek başına yazmadığım, hemen açtım ekranı başladım şu an okuduğunuz satırları şey ettirmeye. Taşınmayı kafaya koyup ev arayışına girince internette gördüğüm fotoğraflardan sonra yok lan ben bu evde yaşayamam, köpek bağlasan durmaz burda demiştim. Zor oldu ama başardım, ev bir buçuk yılda baya bir düzene girdi, en azından eve benzedi.

Mutfağım dolap özürlü, mevcut dolaplar Allah'a emanet, ev sahibi de eve kuruş masraf yapmaya yanaşmıyor. Sanki taşınırken söküp dolapları da götürücem hey Allam ya. Ben de başımın çaresine bakıp mevcut halini güzel hale getirmeye çalıştım kendimce. Dolaplar geçen yılki badanada yağlı boyayla beyaza boyanınca daha kullanılabilir hale geldi. Daire kapısından girişte karşımıza çıkan ve ne kadar derli toplu olsa da dağınık görünen mutfak tezgahına örtü diktirme fikriyle başladık olaya. Sonra bardak rafına, masaya, buzdolabına derken kendi çapında bir mutfak takımım oldu.


Evde Tek Başına 2 yazımda tezgah örtüsü, masa örtüsü falan diktirmek istediğimi yazmıştım, blog dünyasının marifetli isimlerinden Elif'in Elizi yetişti imdadıma ve bana bu cicileri dikmeye gönüllü oldu. Kumaşları Savaş Manifatura'dan çok beğenerek aldım. Dikilince daha da bir güzel oldular.

Bardak rafının örtüsü, iki kenarından çivi çakıp lastik geçirdim, perde gibi kullanıyorum. Üzerini örtme yönteminin kullanımı zordu. Elif böyle bir öneride bulundu. Süper de oldu hani. Raf örtüsünü puantiyeli tercih ettik, ucuna ekru dantel dikildi. 
Ortası fiyonklu tezgah örtüm, uçları fiyonklu masa örtüm gazete baskılı kumaştan.
Mutfağımda aspiratör olmadığı için havalandırma olarak balkon kapısını kullanıyorum. Bu da set üstü ocağın devamlı tozlanmasına sebep oluyor. Ona da örtü diktirdim, kullanmadığım zamanlarda temiz dursun diye.
Ve mutfağımın renklenmesine sebep tezgah örtüsünün büyükçe görüntüsü, her şey senle başladı :)
İşte mutfağımın yeni hali... Eskisine göre daha derli toplu, daha sevimli.

BEFORE

AFTER


Mutfak sandalyelerime de alttan lastikli yanları püsküllü minder dikildi. Ancak sandalyenin dayanma yerindeki demirleri hesaba katamamışız. Minderler şimdi tamir edilmek için kenarda bir gönüllü bekliyor. Önümüzdeki günlerde takım eskimeden onlar da yetişip yerlerini alacaklar inşallah. :)

P.S. Akşamdan kalma yazı. Hem de Cuma akşamından.

06 Nisan 2012

Yeni Ikea alışverişi ve Duvar Kağıdı Diy Projesi

Her ay öncelik sırasına göre tamamladığım ev eksiklerinin bir sonraki maddesi için dün akşam maaşı aldığım gibi çuff çuff evimizin herşeyi Ikea'nın yolunu tuttuk arkadaşımla. Sevgili Ikea evimle ilgili hemen her postumda sizden bolca söz ediyorum ama daha bi küçük çivi hediye ettiğinizi görmedim ayıp olmuyor muu heeee?? :):):)
Yakın arkadaşlarımdan birinin ev hediyesi olarak almak isteyip bir türlü uygun zamanı bulup almak için denk gelemediğimiz tabloyu aldık nihayet. Ahanda aşağıdaki fotoda elimde görüyorsunuz şu an :)
Tabloyu aldık almasına da bizim göz kararı, mağaza personelinin de "yaa abiii rahat rahat sığar yaaaaaaeeee" dediği tablo 140cm'lik enle sığmadı arabaya. Arka kapılardan birini kapatmasak da olur deyip açık gitseydik sığıyordu :) Öyle denedik olmadı böyle denedik olmadı bi de tabloya zarar vermek istemiyoruz sağından solundan çekiştirirken. Neyse ki tam bu arabaya sığmayacak en iyisi kargoyla gelsin derken ve ben yüzümü düşürmüşken aklıma gelen fikirle çözdük olayı. Ön koltukları yatırarak çaprazlama soktuk tabloyu kıç kadar ön kapıdan :) Güvenlik kameralarından halimizi seyredenler bi pislik yapıp Akıllı TV'ye falan vermez umarım o görüntüleri :) Harbiden tam filmdik yaaaa :)

Bu kutuları görünce aklıma puantiye sevdiğini bildiğimiz ve postlarında bolca puantiye gördüğümüz sevgili SMİLENA geldi :)
Mutfağımın perde ve örtülerini kırmızı-beyaz pötikare, puantiye ya da çizgili yapmaya karar verdiğim için fazlalık mutfak eşyalarımı toparlamak amacıyla bu kutuları aldım. Şimdilik deneme olarak birer tane aldım, yer ve ihtiyaç durumuna göre devamını alacağım.

Bir de malum yaz mevsimi kapıda artık içeceklere bol bol buz kullanılıyor diye balık ve deniz yıldızı formundaki esnek buz kalıplarıma pembe çiçekli olanı da ekledim...

Ikea'yı talan ettiğimiz yetmedi ordan çıktık Leroy Merlin'e... Önceden Mango senin Koton benim giyim mağazalarında dolaşan ben şimdilerde yapı marketlerinden çıkamıyorum heyyy yavrum heyyyy :)

Leroy Merlin'den duvar kağıdı, yapıştırıcı ve fırça aldık. Göyaa Anatolium'da yemek yiyecektik orada çalışan bir arkadaşıma uğrayacaktık yalan oldu. Ben bu gece duvarı kaplarım, kaplamazsam gözüme uyku girmez deyip şımarık çocuklar gibi tepinince tuttuk evin yolunu ve haşlama makarnaya talim ettik.

İşte duvarın eski hali. Alt taraflarında banyo bataryasından sızma nedeniyle kabarmalar oluşmuştu, ancak artık kabarmıyor sorun çözüldü. Ben de hem bu kötü görüntüyü yok etmek, hem de salona farklı bi hava katmak adına bu duvarı duvar kağıdıyla kaplayıp fotoğraf duvarı yapmaya karar verdim ve kolları sıvadım :) 
Makarna haşlanırken birinci parçaya yapıştırıcıyı sürmüştüm çoktan :) 
Ve dadadaammmmm tamamen kurumaya bırakılan duvarın yeni halii :)
Duvar kağıdı kaplamak düşündüğüm kadar zor bir şey değilmiş üstüne eğlenceliymiş bi de. Akşam eve gidip kuruyan duvarımı görmek için sabırsızlanıyorum. Sabah servisi kaçırmamak için koştururken inceleyemedim hiç :) He bi de söyliyeyim o alt taraftaki fazlalıklar kesilecek ıslakken kesmek zor olduğu için kurumasını bekledimm :)
Duvarıma asılmak üzere çekyatın üzerinde beklemeye alınan tablom. Duvar kağıdını kıskanmasın diye onu da tekrar fotoğrafladım :)


Ikea'da çerçeve bölümünde yarım saat falan dolandım tek tek inceledim hepsini, hangi çerçevelerden alacağıma karar verdim ama biraz tuzlu beğendiklerim. Mayıs maaşına kaldı çerçeve işi. Bir sonraki yazıda çerçevelerin asıldığı fotoğraf duvarım ve yeni alışveriş maceralarımla karşınızda olacağımm... Beni izlemeye devam edinnn :))

30 Mart 2012

Evde Tek Başına Vol2

Evde Tek Başına'nın bu bölümünde ilkine göre görselin daha ön planda olduğu bir post sizi bekliyor, hazır mısınız?

Yalnız yaşamadan önce maaşımın %80 ini kıyafet ve kozmetik ürünlerine yatırırken artık o masraflar pastasının en büyük dilimi evime ayrılmış durumda.

Haftasonu İzmir kaçamağımda Forum Bornova AVM Tchibo'da çamaşır makinası formundaki metal deterjan kutularına bayıldım. Ancak İzmir-Bursa 5 saatlik yol nerden baksan vurulup ezilirse kıymeti kalmaz deyip Bursa'dan almanın daha mantıklı olacağını düşündüm ve dün gidip Kent Meydanı mağazasından aldım. Bu küçücük şey beni mutlu etmeye yetti de arttı. Hemen fotoğraflayıp sizinle paylaşmak istedim ki o sırada daha önce blogumda paylaşmak isteyipte bir türlü fırsat bulamadığım birçok şey çarptı gözüme. Benim eşyalarımla aramda bir bağ vardır, sevgiyle yaklaşırım ve konuşurum onlarla.

Birden işi gücü bıraktım aldım elime cep telefonumu a-aa çekmezsem arkamdan ağlarlar diye başladım sevdiğim her şeyi tek tek fotoğraflamaya. Kahve fincanları, deniz kabukları, mumlar şunlar bunlar derken bir de baktım benim minik evimden küçük detaylarla sanal bir supercellma'nın evi gezisi hazırlamışım size farkında olmadan :)

Mutfaktan başlıyoruz :)

Deterjan kutuları 22,95 TL / Tchibo (Bu ürün 12.haftanın ürünüymüş. Ürünler haftalık olarak değişiyor, gittiğinizde mağazada bulamazsanız internet sitesinden ya da ara ara mağazadan sorarak temin edebilirsiniz.)


Bu yılki yılbaşı çekilişinde böyle sevimli bir önlük takımı almak beni çok mutlu etti. Mudo Evde'nin yılbaşı konsepti ürünlerinden. Bu önlüğü gördükçe mutfağa girip bir şeyler yapası geliyor insanın.
Kalp formundaki ikili kahve fincanı setini can dostum Meloş 2009 doğumgünümde hediye etmişti. Her gören çok beğeniyor. Gönül ister ki bi sefgülüm olsun, bana yemeğe gelsin sonra ben güzel ellerimle ona kahve yapayım ve karşılıklı höpürdetelim bol köpüklü kahvelerimizi ama yokk anacımmm yokkk :D
Ahşap puzzle takvimi manevi kız kardeşim Bahar Kıbrıs seyahatinden getirmişti. Yapraklı takvim gibi hem doğaya düşman değil, hem de sonsuza dek her yıl için kullanılabilir.

Gelelim kesme tahtalarıma. Her ne kadar tahta desekte adına cam bunlar :) Bunu Paşabahçe'den almıştım.

Bunu da Oben Züccaciye'den almıştım. Yüzeyi pütürlü olduğu için çizilmeye karşı daha dayanıklı gibi geldi bana. Ben elimde bir şey kesmeyi, doğramayı hiç sevmem. Tahta üzerinde hem doğrayacağım şeyi daha düzgün doğruyorum hem de parmaklarımı doğramıyorum :)
Bu benim kara pisicik ismini verdiğim dekoratif cebi taa ortaokul yıllarımda bir kermesten almıştım. Şimdi ocağın yanında çakmak ve kibrit koymak için görevli :)

Duyan gelmiş mantar panom :) Faturaların son ödeme tarihlerini takip etmek, yeni yemek tariflerini yapıştırmak ve o an için elime geçen fiş, slip ne varsa iliştirmek için en büyük yardımcı bu :) 
Magnet benim gittiğim şehirlerden almayı adet edindiğim bir şey oldu. Bazen de dikkatimi çeken cici şeyler oluyor alıp alıp yapıştırıyorum. Son durum buu :))  
Bi de Fast Food mekanların magnetleri söz konusu tabi yalnız yaşayan arada tembellik eden biri için. Onlara da dolabın yan tarafı rezerve edilmiş durumda.

Eve taşınalı nerdeyse 1 yıl oldu ama ben hala tezgah örtüsü yaptıramadım kendime. Örtü olmadan da her ne kadar derli toplu olsa da tezgahın altı illaki dağınık görünüyor. Bi ara Eski İpek Han'da ismi lazım değil bir yere baktık annemle kumaş ve dikiş için. Bir de tanıdığın dükkanıydı. Alt tarafı kenarları kıvrılıp dikilecek birkaç parça örtü için dünya fiyat biçtiler. Gören de piko yapacak sanır. Kızdım kumaşı da almadım ordan.

Ev sahibi dolap yaptırmaya yanaşmadığı için ben elimdeki imkanlarla dolapları beyaz yağlı boya yaptırarak en azından çirkin görüntüsünü engelledim. Sırası gelsin dolap kapakları için de farklı bir şeyler düşünüyorum. Az dolap olması çok kötü o yüzden bardaklarımın üzerini hep örtüyorum yemek pişirirken havaya karışan yağ ve buhardan etkilenmesin diye..

Dikkat Dikkat!! 
Tezgah örtüsü için renk, desen ve kumaş türü konusunda fikirlerinize ihtiyacım var. Aynı kumaştan veya kombininden bardaklarımın üzerine küçük raf örtüleri, buzdolabı ve masa örtüsü yaptırmak istiyorum ama dikecek birini de bulamadım :(. 

İşte topu topu bu kadar benim mutfağım. Tek kişi olunca yetiyor ama kalabalık misafir gelip yemek yapacağım zaman sığamıyorum hiç tezgaha.

Bu arada buzdolabın üzerinde gördüğünüz minifırını Anatolium Esse'den 3'te 1 fiyatına 50TL'ye aldım geçtiğimiz yaz. Pek şanslı biri değilimdir ama son 3 tane kalanlardan biri benim mutfağımda yerini buldu. 

Geleliiiiiiimmmmmm 1+1'lik evimin 1'lik kısmını oluşturan tipi bozuk salonum, oturma odam herbişeyime :)

Bakmayın siz böyle dediğime tipi bozuk olsa da çok seviyorum ben salonumu. Sadece misafir geldiğinde otutturmak ve TV sol tarafta kaldığı için izlerken sorun oluyor. E o kadar da olur di mi :)

Bu duvar için Ikea'da ve Tekzen'de bir kaç tablo beğendim. Çok sevdiğim bir arkadaşım hediye alacak bana. Önümüzdeki günlerde duvarda yerini alır sanırsam :)
Salondaki koltuklar bu kadar. Oturma kapasitesi misafirler zayıfsa 8-9 şişkoysa maksimum 5 :)

Ev sahibi çekyat kırlentlerini vermediği için :@ hıhhh!!!! ben gidip tanesi 3,5TL'den Oben Züccaciye'den aldım kırlentleri. Bi güzel soktum makinaya yıkadım bi de onları mis gibi oldular işte.
Bi de böyle bi pufum var çekyatla birleştiğinde yan yana 4 kişinin rahatça yatabileceği bir yatak haline dönüşüyor. Normal zamanlarda ben bu puftan hiç kalkmıyorum. Koca kış yemek, kahve ve internet keyfim için hep üzerindeydim. Peteğin dibinde pisicikler gibi mayıştım hep.
Perdeler evlenirken yaptırdığım perdelerden artma kumaşlardan yapıldı. Tam camıma uygun oldu. Renk uyumu pek yok eşyalarla ama ben hem ekstra masraf yapmak istemedim, hem ne olursa olsun çok seviyorum bu yanar döner renkli organze tülü. Güneşlikler perdecinin yanlış ölçü alması nedeniyle 1 karış kısa  :)
Evde çekyattan ve TV dolabından başka bir cacık yoktu. Bu rafları biblolarımı ve süs eşyalarımı yerleştirmek için Ikea'dan aldım. Ama siyah çok toz gösteriyor hiç tavsiye etmiyorum.

Duvar saatimi bir arkadaşım Fransa'dan hediye getirmişti.
Bu da hem vitrin, hem kitaplık olarak içini ne bulursam doldurduğum TV dolabım. Bir zamanlar ne modaydı şu Telesetler, şimdi yerini modern TV ünitelerine bıraktı. Tabi ben biraz geriden takip ediyorum olayı :)
Geçtiğimiz doğumgünümde annemin ve geçtiğimi yılbaşında Nigarcığımın hediye aldığı güzel kemik porseleni kupalarımın kutuları. Onlar birer müzik kutusu aynı zamanda. Ben içlerine yedek tea-light mumlarımı, pillerimi falan koydum.
Bu fotoyu hatırlıyorsunuz di mi :) Salonun bi kenarında yürüyüş bandım duruyor. Başka koyacak yer olmadığı için ve ben spor yaparken TV keyfi yapmayı sevdiğim için.

TV dolabına ve raflara uyumlu olsun diye yine Ikea'dan alınan yan, köşe, servis, orta kısacası çok amaçlı sehpam :)

Deniz kabuklarını oldum olası çok severim. Deniz yıldızını daha da çokkk :) Belli oluyor di mi :) Bu sepeti küçük ablam hediye etmişti bana. Deniz yıldızınıysa 2010 Didim tatilimde denizden biz çıkarmıştık. Üzerini ojeyle boyadım hem daha güzel görünüyor hem de kötü kokmasını önledi.

Bu mumu da Tepe Home'dan almıştım. Sırf görüntü haa yakmaya kıyamadım halaa :)
Bu mumluğu da Ikea'dan Bige beğenmişti. Evdeki siyah eşyalarla uyumlu olur diye. Bazı akşam alıyorum bir kadeh şarabımı, yakıyorum mumları açıyorum Andrea Bocelli'den Besame Mucho'yu kendi kendime keyif yapıyorum.
Ve bunlar da evimdeki mum ailesine son katılan Mihrican'ınım hediye ettiği elma ve papaz eriği şeklinde kokulu mumlarım :)
Başaran Züccaciye'de çalışırken şefimiz olan Sinan Abinin çeyiz alışverişi yaparken hediye ettiği benim içini dekoratif cam taşlarla doldurduğum şekerlik. Yine deniz temasında taşlar var aralarda :)
Bardak altlarımı Zafer Plaza Migros'tan almıştım.

Saati nakliyeci arkadaşım Gülsümcüğüm yılbaşı promosyonlarınla birlikte birkaç minik hediyeyle birlikte hediye etmişti. Bursasporlu olduğum için yeşil almış (her ne kadar fotoda belli olmasa da) bi de bi ara sık sık uyuyakaldığım için en yüksek zil sesli olanını seçmiş sabahları rahat uyanabileyim diyeee :)

Veee gelelim şimdilik sadecee bir kaç detayını verdiğim yatak odamaaa.

Küçücük bir ev ve çok eşya olunca Ikea'nın bu fonksiyonel hem de güzel görüntülü kutuları kurtardı beni bunca eşyayı nereye koyacağım yaaaeeeee derdinden. Son gittiğimde tekrar sormuştum ama görevli artık Habol kutu satılmıyor bitti demişti. Ben yeterince aldım ama evime gelip kutuları gören herkes çok beğendiği için onlar için dua ettim Allah'ım inşallah gelir yine yaa diye. Sanırım kabul olmuş olacak ki geçenlerde de internet sitesinde gördüm. Gelmiş yine :)

Evimdeki tüm sarkıt lambalar için Ikea'dan tanesi 12,5 TL gibi bir fiyata bu lambalardan almıştım. Çokta güzel görünüyor.

İşte tokalarımı koyduğum kalp puantiyeli kutucuklarım :) Bunları Altıparmak Haşet Kitapevi'nden almıştım yıllar önce.
2009 yılında evlenecek olan kuzenimin çeyizine hediye alışverişi yapmaya gittiğimizde mağazada bunları görmüş bayılmış vee hemen kapmıştım. Allah'tan mağazaya gitme sebebim olan hediyeyi almayı unutmadım. Küpelerim, yüzüklerim, saatlerim, tokalarım incik boncuk neyim varsa hepsini topladı şu küçücük kutular.
Dolabın çekmeceli olması da hepsini gruplandırıp yerleştirmem konusunda çok işe yaradı.
Bunda sadece saatlerim duruyor :)
Makyaj yaparken biraz küçük kalıyor bu ayna ama istediğim yerde makyaj yapmak için ideal, al götür :) Çekmecesinde de tel tokalarım duruyor.
ve sonuncusu...
Burasıyla ilgili düzenlemem gereken birkaç kısım var ondan sonra sadece yatak odam için özel bir post hazırlayacağım. Şimdilik bu kadar. Bir de bu fotoğrafları çekerken epeyy dağınıktı odam. Fotoğraf çekmeye başlamadan önce çamaşır katlıyordum çünkü. O yüzden odayı komple fotoğraflamadım Allah'ın bildiğini sizden ne saklıcam :P
Efendimmmmmm işte burası benim evim, müsait zamanınızda oturmaya da beklerimm :)

Follow Me on

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoruz burda...!!

 

supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top