
İşten geldim, kabanımı mutfak sandalyesine astım, çantamı yere bıraktım. Hay aksi kombinin basıncı yine azalmış arızaya geçmiş. Biraz su verip çalıştırdım. Eve geldiğimde üzerimde ne var ne yok çıkartır, ev kıyafetlerimi giyerim ben. Onlar da illa bir yeri yırtılıp dikilmiş, koltuk altları deodorantlardan yıpranmış tişörtlerim, dizleri çıkmış, çamaşır suyu lekeli eşofmanlarımdır genellikle. Bu akşam bir değişiklik yaptım, değiştirmedim üzerimi. Olduğum gibi girdim yatağa, yarın nasılsa nevresimleri değiştireceğim düşüncesi de bahanesi oldu boşvermişliğimin. Çoraplarım kokuyor mu diye baktım, kokmuyor. Paraya kıyıp yüzde yüz pamuklu çorap alınca karşılaşmıyorsun öyle kötü sürprizlerle. Boynum bugün tekrar ağrımaya başladı diye sıkıca sardığım şalımı dahi çıkarmadım boynumdan, her an çantayı alıp bir yere gidecekmişim gibi hazırım yorganın altında.
Regl oldum ben dün. Kadın olmanın bence en kötü yanı bu. Zaten tüm zorluklar kadınlarda amk. Erkeklerin nesi var ki? Parayı basıp bedelli yapamıyorlarsa, kafalarını çalıştırıp fakülte mezunu olamıyorlarsa bi gidip uzun dönem onbeş ay askerlik yapıyorlar, bir de uğruna düğün dernekler kurulup babalarının "benim oğlum adam oluyor ulan" diye böbürlenip konvoyla tüm şehri korna manyağı yaptığı, çüklerinin accık ucundan kesildiği sünnet merasimleri var. Başka neleri var lan? Yok bi şeyleri. Her türlü ağrı, sancı, zorluk bizde anasını satayım. Regl her mevsimde zor. Yazın sıcakta pişik oluyorum, kendi kendime kötü kötü kokular geliyor buram buram. Bir de o pedlerin hışırtısı yok mu sinir bozucu. Açık renk kıyafetleri ellemiyorum bir kaç gün ya geçerse korkusuyla. En uzunundan, en gecesinden de kullansam yok arkadaş içim rahat etmiyor benim güvende hissetmiyorum kendimi. Kışınsa regl olunca kanım çekiliyor resmen, sanki üç dakika sonra ölecekmişim gibi morarıyorum, üşüyorum, üşümek ki öyle böyle bir üşümek değil. Çenelerim zangırdıyor, elim yüzüme değse soğukluğundan irkilip uykumdan uyanıyorum. Neyse ki termofor diye bir şey var gece bir kaç kez suyunu değiştirirsen bölük börçük de olsa sabah edebiliyorsun o meşhur ilk regl gününün sancısıyla. Bir de göğüslerin nefes aldırmayacak kadar şişmesi, en çok da bu dönemde fanfilifinfon yapma isteği nedir abi? Yasak olduğu için sanırsam. O değil de termofor kadar olamayan erkekler var.
Hormonların yönetimi ele geçirdiği bu dönemde ota boka duygusallaşıp her şeye zırıldayabiliyorum. Çikolatayı paket paket yiyiyorum, enerji versin, şeker ihtiyacımı karşılasın diye ama onun da tek yaptığı kilo aldırmak, başka bir boka yaradığı yok. Bi de regl olduğumda en çok eski sevgilim olacak öküz geliyor aklıma nedense. Belkide beni gerçekten seven son adam olduğu için ve ben bu dönemde çok fazla sevilme ihtiyacı hissettiğim için, bilmiyorum gerçekten. Ama ayın üç haftası aklımın ucuna gelmeyen, hayatımın, psikolojimin içine sıçan adamın bu üç dört gün boyunca devamlı aklımda olması bir tuhaf değil mi. Yalnız yaşamaya başladığımdan beri annemin yokluğunu da çok hissediyorum bu dönemde. O ayaklarıma patik giydirmeler, sıcak su torbalarını baldırlarımın altına koymalar, battaniyeyle üzerimi örtmeler, içimi ısıtacak çorbalar yapıp beslemeler falan mesela. Ya siktir edin bunların hepsini onun varlığı bile analjezik gibi, antidepresan gibi ki.
Bence bu dönemde yasal izinli olmalıyız biz, Çalışma şeysine dilekçe verip öneride bulunacam. Zira çalışırken sebepsiz yere arkamdaki camı açıp pat diye aşağı atlayabilir, intihar edebilirim. Ya da merdivenlerden inip çıkarken halsiz düşüp bayılabilirim falan. Her şeyi geçtim pms ve regl döneminde yaşadığımız bunca saçma salak şeye inanmayan bir çalışma arkadaşım beyfendiyi gırtlaklayıp suç da işleyebilirim yani, hepsini yapacak potansiyele sahibim. Bu arada yeri gelmişken bizi anlamayan, bu dönemin olumsuz etkilerini, duygusallığımızı anlamazlıktan gelen ve sancılarımızı da çok abarttığımızı düşünen beyler tahrik olup boşalamayın da sancının ne demek olduğunu görün bakalım. "Regl sancısına inanmayan erkeklerin spermleri içinde patlasın inşallah!" bence en büyük beddua bu sizin için. Siz siz olun karın ağrısından iki büklüm olmuş, tatlı krizine girmiş, regl olduğunu farkettiğiniz bir kadın görürseniz koşarak ordan uzaklaşın, varlığınız varlığına batıyor olabilir.
Yarın direksiyon dersim olmasa haftasonu dünyayla iletişimimi koparıp birkaç insan dışında kapımı dahi açmam kimseye. Ama ne mümkün. Nerden aklıma geldiyse çok insan tanımak aslında iyi bir şey değil lan, özellikle çok erkek arkadaş. İsimlerini hatırlamadığım ama öpüştüğümüzü hatırladıklarım var. Ben de lisedeki sevgilimle evlenmiş çoluk çocuğa karışmış olmayı isterdim. Böylece bu kadar çok bakış, bu kadar çok dokunuş olmazdı hafızamda silemediğim, ama olmadı. Ben değilim suçlusu. Kader diye lanet bir şey var, takılıyor kafasına göre. Ben kontrol edemiyorum ki hayatımı. Bir bakıyorum bir şeyler olmuş, üzülmek gerekiyorsa üzülüyor, sevinmek gerekiyorsa seviniyorum.
Ben regl olduğumda bildiğin kendimden nefret ediyorum blog. Ne yemek yiyiyorum, ne her akşam saatini sektirmeden içtiğim çayımı içiyorum. Televizyon izlemekten de sıkılıyorum, internetten de. Dışarı çıkıp bir şeyler yapmayı bırakın elimden gelse eve kapanıp, bu lanet dönem bitip de gusüllenene kadar dışarı çıkmam. Ne aynaya baktığımda kendimi beğeniyorum, ne bi giydiğimi yakıştırıyorum, ne oje süresim geliyor, ne makyaj yapasım. Bet, çekilmez, depresifin biri oluyorum anlıcağın. Blogumu kapatmak, Facebookumu dondurmak, kızdığım insanlara durup dururken küfretmek isteği de hep bu dönemde geliyor. Bir de akne tedavisinden sonra bebek gibi bir cilde sahip olmuşken regl olunca tam alnımın ortasında pörtleyen o sivilce için kafamı duvarlara vurup içeri geri sokasım geliyor. Hiç bir şey yapmak istemiyorum. Tek yapmak istediğim yorgan altına girip ağlamak, ağlamak, ağlamak. Sebepli, sebepsiz. Gözlerim dayanamayıp kapanana, ben zıbarana kadar. İşte bu gece de öyle bir gece. Zırıldamama eşlik etmek isteyen varsa buyurup gelebilir bana eşlik edebilir, kapıyı açacağım şanslı kişiler arasındaysa tabii.
Hani ben şimdi kendimden nefret ediyorum ya aslında kendinden nefret etmek kötü bir şey değil lan, objektif oluyorsun bir yerde. Hay çenem kapansın e mi! Hadi ben gideyim de bir change yapayım en iyisi. Ciao!