Beni mutlu etmeyen bir birliktelik, beni mutsuz eden bir yalnızlıktan daha mı iyiydi?
Bu muydu benim beklediğim şey?
Bir an durup düşündüm.
Ben, özlenmek, değer verilmek, önemsenmek, özetle; "sevilmek" dilemiştim.
Evet bunların hepsi vardı ama eksik olan bir şeyler de vardı, olmaması gerekenler de...
Söylediğim iki laftan birinin yanlış anlaşılması,
daha başlamadan bitirmek üzerine kurulan cümleler,
tahammülsüzlük,
yılgınlık...
"Artık bir ilişki için yorulmaya gücüm yok" dedim, "bence sende ilişki yürütmeye göt yok" dedi.
Oysa en iyi sen biliyorsun blog bir ilişkim olmasını, birinin elini tutup yürümeyi, birine sarılıp uyumayı, özlemeyi, özlenmeyi, sığınmayı, ait olmayı ne kadar istediğimi.
Bilmediği bir şey var, yalnızlık benim tercihim değildi.
Hayat beni mecbur bırakmıştı yalnızlığa.
Ve ben, her karşıma çıkan insanı sevgi sanıp yanılmalarımdan öyle yorulmuştum ki sonsuz bir istekle büyük bir korkunun arasında sıkışıp kalmıştım çaresiz.
Öyle bir duruma gelmiştim ki ne sevgiliyle yapabilir oldum, ne de sevgilisiz.
Ama fedakarlık diye bir şey vardı ve tam da o noktada devreye giriyordu.
"Seversen yaparsın kızım Selo" dedim.
Nerdesin, ne yapıyorsun, kimlesin, kiminlesin haber verirsin.
Erkek arkadaşlarınla mı görüşmeni istemiyor, görüşmezsin.
Gitme mi diyor? gitmezsin.
Yapma mı diyor? yapmazsın.
Kıçını kırar oturursun tabiri caizse.
Hem sen sadık, sevdi mi çok seven bir hatun kişisin
Bu kez, bu kez yap dedim elinden geleni.
Ve hissettim, bu adamı çok sevebileceğimi hissettim.
O yüzdendir ona "çok sevilecek erkek kişisi" deyişlerim.
Gelsin diye benim her gece uyumadan önce, annecimin de her namazından sonra ettiği dualar kabul olmuş olacak ki çok bekletmeden geldi.
Ama niye günden güne yitti hissetmelerim o ilk gün içimde uçurduğu kelebekleri?
Niye söylediklerim benim kastettiğimin dışında yerler buldu kendine?
Niye benim hiç düşünmeyeceğim şeyler yakıştırıldı davranışlarıma?
Ben, ben ki kaybedeceğini bile bilerek asla yalan söylemeyen, dürüstlük kelimesini hakkını vererek yaşayan ben, niye yalancılıkla suçlandım "ben yapamayacağım, üzgünüm" dediğimde.
Yoksa ilişkiler birer çelişki mi blog?