Bir gün birdenbire bir şey oldu ve ben geçmişimle, beni üzen, acıtan, hatırladığında böyle bi kötü olduğum her şeyle yüzleşip yoluma öyle devam etmek istedim. Çünkü hesaplaşmadığım, kabullenemediğim geçmiş aslında geçememişti, oysa ki geçmiş olmalıydı, yoksa yolun bir yerinde karşıma çıkıp hayatımı etkileyebilirdi, ki etkiledi de.
Mayısta iki yıl olacak yalnız yaşama serüvenim. Bu zaman dilimini bir kenara koyup öncesini düşündüm zaman zaman. Beni üzen insanları affederek başladım işe. Karşıma gelen ilk yüz mahkeme salonundan çıkışta bana yaşattığı onca şeye rağmen utanmadan helallik isteyen kocamdı. Elini uzatıp ağlayarak "hakkını helal et" demişti, bense "hasiktir lan sana ne helal edicem hakkımı" der gibi bakış atarak çekip gitmiştim yanından. Boşanınca insanlar öyle pis bir baskı kurdular ki psikolojime hepsine ayrı ayrı "hayat boşanmakla değil ölümle biter, benim önümde yeni bir yol var, alnıma yazılan daha çok şeyi yaşayacağım nefesim yettiğince" mesajını verdim her zamankinden daha güçlü durarak. Ve ben hayatımı, beni defalarca hastanelik eden, her fırsatta haksız yere hakaret eden, iki lafından biri şüphe, itham olan, sorumluluk duygusundan yoksun alkolik bir adamın yaşattıklarını hatırlayarak ve bunları her konusu açıldığında "ay lütfen kapatalım bu konuyu, hatırlamak istemiyorum" diyerek halının altına iteleyerek devam ettiremezdim. Konuştum, paylaştım yaşadıklarımı insanlarla. Yaşadığım şeyler beni ezik, güçsüz, dayanıksız biri yapmadı ki onları anlatmak yapsın. Aksine her kötü olayda biraz daha güçlendim ve günün birinde "vakit tamam seni terkediyorum" diyecek güce böyle geldim. Anlattım, konuştum, yazdım. Çünkü ancak bu şekilde hafifleyebilirdim, biliyordum, kendimi tanıyordum. Hatalarımla yüzleştim, şimdiki aklım olsa şöyle yapardım/yapmazdım dediğim hatalarımla. Haklıydım dediğim noktalar da oldu, pişmanlık duyduklarım da. Ama hepsini bir bir beni acıtmayan birer detay haline getirdim hafızamda. Ve onu, eski kocamı affettim.

Biliyor musun blog, ben artık gerçekten kendi için yaşayan, insan faktörü hayatının hem çok içinde, hem de kendisine zarar veremeyecek kadar dışında biriyim. Aferin bana!
Selma bravo sana takdir ettim..kendinle yüzleşmeni ne kadar güzel ifade etmişsin.. hiç arkana dönüp bakma,insanların söylediklerini duymazlıktan gel,güçlü ve dimdik ayakta dur..açıksözlülüğünü seviyorum sen hep böyle ol,hep yaz emi..öperim ...
YanıtlaSilDedigin gibi, aferin kiz sana :) Keske herkes böyle kendi ile yüzlesebilse
YanıtlaSilDedim ki Selma beni mi yazmış bu kadar mı benzer yaşadıklarımız bir fark var ben senin kadar güçlü değilim. :(
YanıtlaSilbravo cnm. seninle benim hayatımda çok paralel cnm. demekki insanların acıları ortak. çoğumuz benzer şeyler yaşıyoruz. bazılarımız sorunları çözüp hayata devam ediyor tıpkı senin gibi. bu yüzden kutluyorum seni.
YanıtlaSilbazıları da içine atıp, hayatı boyunca yaraları taşıyo. arada hatırlayıp kanatıyo :(
bir yerlerden okuyup defterime not aldığım bir söz ;
YanıtlaSil"Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma, bilge insan hayatı yaşayandır. Cesur insan korkusuzca devam edebilendir. Kahraman insan tüm acılarına rağmen yenilmeyendir."
bu vasıflar seni anlatıyor adeta..
hayat sana çelme taktığı halde düştüğün yerden ayağa kalkmasını bilmiş ve dimdik yürümeyi başarmışsın..
bravo sana...
Güçlü bir kadın olduğun ve kendine değer verdiğin için teşekkürler. :) Bu saatten sonra kimsenin seni incitmesine izin verme.
YanıtlaSilAferin sana:)
YanıtlaSilÇok güzel ifade etmişsin, bir şeyleri tamamen süpürüp atmadıkça, halının altına tıkmakla, üstten üste temizlemekle yaşamaya devam edemez insan..
OLMUYOR olmuyor o kadar kolay olmuyor supercellma ...
YanıtlaSilAma tabiki olması için çalışıyormusun diye sormakta lazım
bencede afrein sana ;)
YanıtlaSilyanlız yaşamnın güzel yönleride vardır yaa:)
ben kızımı okula eşimi işe yolluyorum 12 yıldır yanlızım o halde:)
ama güzel yani :)
tadını çıkart
Tek kellimeyle bravo canım, mutlu hayatlar... :)
YanıtlaSil